İkinci Cumhuriyetçilik
Bu kavram ile 'Cumhuriyetin Demokratikleşmesi' gereği vurgulanıyormuş.
1- 27 Mayıs hareketi ve 1961 Anayasası'yla başlayan dönem Fransız geleneğinin de etkisiyle "İkinci Cumhuriyet" olarak adlandırılmıştır.27 Mayıs'ın hemen ertesinde telaffuz edilmeye başlanan "İkinci Cumhuriyet" deyimi, o günlerde, bir tarihsel dönemlendirme ihtiyacından çok ihtilali savunmak, yapılan işin "Birinci Cumhuriyet" mertebesinde olduğunu göstermek isteğinin ifadesiydi. Devlet Başkanı Cemal Görsel "1961 yılını II. Cumhuriyetin kuruluş yılı" olarak ilan ediyor ve "İkinci Cumhuriyet, milletimizin inkişaf ve tekamülünde mühim bir amil olacaktır" diyordu. Gürsel, başkanlığındaki hükümetin görevini de "teminatlı bir demokratik nizam içinde, hakka, adalete, hürriyete, eşitliğe ve fazilete dayanan II. Cumhuriyeti kurmak" olarak açıklamıştı.2- "İkinci Cumhuriyet" deyimi, 1991 yılından itibaren başka bir içerikle yeniden telaffuz edilmeye başlandı. 1923 Cumhuriyeti'nin demokratik ve çoğulcu bir niteliği bulunmadığı, egemenliğin halka değil bürokrasiye ve orduya ait olduğu, devletçi ekonomik anlayışın bir "soygun sistemi"ne dönüştüğü tespitlerinden hareketle ortaya atılan, cumhuriyetin demokratikleşmesi ve siyasal sistemin yeniden yapılanması amacı, İkinci Cumhuriyetin kurulması olarak nitelendi. "İkinci Cumhuriyet" fikrini ortaya atan ve ısrarla savunan Mehmet Altan'a göre bu, rejimin bürokratik yapısının değiştirilmesi, devletin ekonomik ağırlığının azaltılması, şeffaflaşması, vergi verenlerin vergilerinin nereye harcandığını denetleyebilecek hale gelmesi, rejimin, üzerindeki ordu vesayetinden arındırılması ve "tüm toplumsal tabakaların katılımıyla devlet çatısının üretken ve demokrat olarak yeniden çatılma" önerisiydi.Atatürkçü/Kemalist aydınlar ise, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundaki modern, laik, anti-emperyalist karakterini yozlaştırmaya dönük bir girişim saydıkları "İkinci Cumhuriyetçiliğe" büyük tepki gösterdiler...
- http://www.ikincicumhuriyet.org/
- Ekşisözlük'te ikinci cumhuriyetçilik
- İkinci Cumhuriyet nedir, ne değildir? - Mehmet Altan
- Numaracı Cumhuriyetçiler - Mümtaz'er Türköne
- Kaçıncı cumhuriyet? - Ali Bulaç
Cumhuriyet ve Demokrasi arasındaki fark
TDK güncel sözlükte aşağıdaki gibi yer almışlar, açıkçası ben tatmin edici bulmadım:
cumhuriyet
isim (cumhu:riyet) Arapça
isim (cumhu:riyet) Arapça
Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi
Cumhuriyet sözcüğü de Arapça kökenli, Osmanlıca bir sözcük. ''Cumhur'' , halk demek. ''İyet'' de aidiyet eki olduğuna göre, cumhuriyet, ''halka ait'' demek. Bu sözcük, Romalılar döneminden gelen, ''res-buplica'' sözcüğünün tam tercümesi. ''Publica'' halka ait demek. Res, kuvvetlendirici bir takı(ymış). Böylece ''res-publica'' , ''halka ait'' demek oluyor.
demokrasi
isim, toplum bilimi Fransızca démocratie
isim, toplum bilimi Fransızca démocratie
Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık
Demokrasi, eski Yunancadan gelen birleşik bir kavram. Eski Yunancada ''demos'' halk demek, ''kratos'' da yönetim. Böylece, ''demos-kratos'' , halkın yönetimi demek oluyor.
---> Yani ''demokrasi'' kavramı ''halkın yönetimi'' , ''cumhuriyet'' kavramı da ''halka ait'' .
Toktamış Ateş'in yazısından alıntım, gayet başarılı bir anlatım:
Toplumsal ve siyasal yaşamla ilgili, çok ciddi bir sorunumuz; "kavram kargaşası"dır. Çoğu insanımız; "cumhuriyet" denilince, "demokratik bir cumhuriyet", anlamaktadır. Oysaki cumhuriyet, demokrasi olmak zorunda değildir.Cumhuriyetin, tek bir tanımı vardır: "Monarşi olmayan tüm yönetim biçimleri, cumhuriyettir". Yani, yönetim ekinin, bir hanedan içinde; anne ve babadan, oğul, ya da kıza; kardeşten kardeşe; amca, hala, teyze, dayıdan yeğenlere geçmediği her türlü yönetimler; kendilerine, haklı olarak, cumhuriyet adını verebilirler.Bu tanım çerçevesinde, Avrupa'nın köklü demokrasilerden çoğu, monarşidir. Örneğin; İngiltere, İsveç, Norveç, Danimarka, Belçika, Hollanda, İspanya gibi ülkeler, demokrasi olmalarına karşın cumhuriyet değillerdir.Buna karşılık; İran, bir cumhuriyettir; aynen Saddam'ın Irak'ı, Hindistan, Çin, Kuba, Latin Amerika'nın çoğu devleti, ABD, Fransa, Türkiye vs. birer cumhuriyettir. Fakat İran, İslam şeriatıyla idare edildiği savında, bir İslam cumhuriyetidir. Saddam'ın Irak'ı, Latin Amerika'daki çoğu cumhuriyet gibi, kanlı bir diktatörlüktü. Hindistan; ABD gibi, federal bir cumhuriyettir. Çin ve Küba, sosyalist birer cumhuriyetlerdir. Fransa, uniter bir cumhuriyettir...Yani, bir devletin yönetim biçiminden söz ederken; "cumhuriyet", demek yetmez. "Nasıl bir cumhuriyet", olduğunun da açıklanması gerekir. Bu çerçeve içinde düşünürsek, "Türkiye nasıl bir cumhuriyettir?" sorusunun yanıtını da vermemiz gerekir."Türkiye Cumhuriyeti, halk egemenliğine dayanan, laik ve çağdaş bir cumhuriyettir". Yani Türkiye cumhuriyeti, üç ayak üzerinde durur: "halk egemenliği", "laiklik" ve "çağdaşlık".Türkiye'nin bu üç özelliği, "değişmez" ve "değiştirilmez", özellikleridir.

3 Yorum:
valla bravo,kafamı kurcalıyordu sürekli,emeğine sağlık.
emekçi
Peki öyleyse demokrasi nedir?demokratik bir cumhuriyetçilik anlayışı deyince ne anlayacağız?
mesela İngiltere'de krallık var.Ama demokrasi de.Burada demokrasinin işlevi,rolü ne?
Yorum Gönder